Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan CHP'ye sert sözler: "Entrika, skandal, ayak oyunu ne ararsan var!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısına katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan burada önemli değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan ana muhalefete yüklenerek, "Dün halkın adamı ilan edip adına şarkı besledikleri adamı bugün linç edenleri mi ararsın. Entrika ve skandal ne ararsan h...
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
"Aziz milletim, değerli vekil arkadaşlarım, basınımızın güzide mensupları, çok kıymetli misafirler, sizleri hürmetle muhabbetle selamlıyorum. Toplantımızın hayırlara vesile olmasını rabbimden niyaz ediyorum. Sevgili genç kardeşlerimize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.
Kavganın, itibar suikastlarının Türk siyasetini zehirlediği bu günlerde nezaketi ve vefayı elden bırakmayan AK Parti ailesi ile iftihar ediyorum. Partimizi yeni katılımlar ile büyütmeye devam ediyoruz.
İlhamını mazimizden, enerjisini istikbalimizden alan bu kutlu hareket yılmadan yıkılmadan yoluna devam edecektir. Cumhur İttifakı çocuklarımızın kıvanç duyduğu müreffeh Türkiye'yi, aziz milletimizin desteğiyle inşallah kısa zamanda inşa edecektir. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin.
"12. YARGI PAKETİ'NİN YASALAŞMASINDA KARARLI TUTUMUNUZU BEKLİYORUM"
Bugün bir hususun altını önemli çizmek durumundayım. İstiklal Harbimizi sevk ve idare eden TBMM, millete hizmet mücadelesinin kurmay aklıdır. Merkez üssüdür, lokomotifidir. Meclisimiz ne kadar etkin yerine getirirse bunun kazanını 86 milyondur. Halkın umut kapısı olan siyaset kurumu olmuştur. Bu bilinçle yasama görevimizi en iyi şekilde ifa etmenin çabasındayız. Yakın dönemde halkımızda şikayetlere konu olan fahiş site aidatlarına ve birçok farklı başlıklarda pek çok düzenlemeyi hayata geçirdik. Her birinizi yürekten tebrik ediyorum. 12. Yargı Paketi'nin de yasalaşma sürecinde aynı kararlı tutumu göstermenizi istiyorum. Meclis tatile girmeden önce yapacak çok işimiz var. Hep birlikte çok sıkı çalışacak, milletimizin umutla beklediği düzenlemeleri hayata geçireceğiz.
"DÜN HALKIN ADAMI İLAN ETTİKLERİNİ BUGÜN LİNÇ EDİYORLAR"
Biz millete karşı görevimizi yerine getirmek için samimiyetle çalışırken maalesef muhalefet Meclis'i tıkama alışkanlığından vazgeçmiyor. İş yapmak, derman olmak varken ellerinde telefonlarla şov peşinde koşanları artık hepimiz tanıyoruz. Şahsi kavgalarını Gazi Meclis'e taşıyanlar da bunlara eklendi. Ne yarım asırlık siyasi hayatımızda ne de 23 yıllık iktidarımız boyunca tanık olmadığımız hadiselerle karşılaşıyoruz. Sabahın 9'unda gelip salon işgal edeni mi ararsın. Türlü oyunlar çevirenleri mi ararsın. Dün alkışladıklarına bugün duvar olanları mı ararsın...
"ENTRİKA, SKANDAL, AYAK OYUNU, NET, NE ARARSAN VAR..."
Dün halkın adamı ilan edip adına şarkı besledikleri adamı bugün linç edenleri mi ararsın, entrika ve skandal ne ararsan hepsi var...
İzahı olmayan şeyin mizahı olurmuş .Karşımızdaki manzara tam da bu. Kuşkusuz her siyasi parti kendinden sorumlu. Biz başka siyasi partilerin ne yaptığıyla ilgilenmeyiz. Rakiplerimizin kendi içinde ne yaptıkları, ne dedikleri, partilerini neye çevirdikleri bizi alakadar etmez. Tartışmaları sokak ve Meclis koridorlarına taşımadıkları sürece sadece üzüntüyle izlemekle yetiniriz. Ama bir partinin iç meselesi demokrasimizin meselesi getirilmeye çalışılırsa elbette kayıtsız kalamayız. Son günlerde aynen buna evrildi. TBMM'nin saygınlığına gölge düşürülmekte. Siyaset kurumu yıpratılmaktadır. Lafa gelince 'Cumhuriyeti biz kurduk' diyen siyasi oluşumun böyle bir noktaya savruluşu korkunçtur. Çok başlılık, muhalefetle birlikte dmeokratik siyasete de zarar veriyor. Açık söyleyeyim biz bu durumun sürdürülebilir olmadığına inanıyoruz. İlk günden beri duruşumuz belli. İktidarı deneteleme görevini layıkıyla yerine getiren muhalefet zaruridir. Vesayet altındaki bir muhalefet çok tehlikelidir. Türkiye'nin selameti açısından muhalefet te iktidar da dinamik olmalıdır. Ülke meselelerinin çözümü noktasında muhalefet te iktidar kadar çaba sarf etmelidir. Yıkıcı rekabet yerine eserlerin, fikirlerin, hizmetlerin yarıştığı yeni bir iklimin hakim olmasını istiyoruz. Muhalefet partilerinden özellikle 1,5-2 senelik zaman diliminde Meclis gündemine gelen meselelerde çözümsüzlüğü savunmak yerine Türkiye'nin menfaatlerini önceleyen bir tavır sergilemediklerini özellikle görüyoruz.
Burada bir hususu ifade etmek isterim; AK Parti'yi tanımlayan en iyi kavramlardan biri mücadeledir. Kuruluşumuzdan itibaren hep bir mücadele içinde olduk. Anti-demokratik güç odaklarıyla mücadele ettik. Bize siyasi ömür biçen manşetlerle mücadele ettik. DEAŞ'ından FETÖ'süne, eli kanlı terör örgütleriyle mücadele ettik. Kendini devletin sahibi zanneden bürokratik oligarşiyle mücadele ettik. Kızlarımızın başörtüsünden, çocuklarımızın hafızlığından, dinlediğimiz Mehter Marşı'ndan rahatsız olan yobaz anlayışla mücadele ettik.
Evet, kardeşlerim. 86 milyonun mesuliyetini yüreğinde hisseden, bu vatanın istisnasız bütün evlatlarını kucaklayan bir kadro olduk. Bu şekilde de yola devam ediyoruz. Sadece bize oy veren kardeşlerimizin değil, her vatandaşımızın yüzünü güldürmek, refahını artırmak için çalıştık; bugün de aynı halisane niyetlerle çalışıyoruz.
Şunu tüm samimiyetimle dile getirmek arzusundayım: Verdiğimiz mücadelenin, çektiğimiz çilenin, ödediğimiz bedelin karşılığını almaya başladığımız bir dönemdeyiz.
Türkiye bugün bölgesinde ve dünyada daha önce hiç tecrübe etmediği bir ağırlık, bir itibar kazanmıştır. Türkiye, küresel sistemde meydana gelen değişimleri en doğru okuyan, rasyonel politikalar geliştirerek bu süreci en iyi yöneten ülkelerden biridir.
İmkanlarımızın olduğu kadar potansiyelimizin de farkındayız. En son İran krizinde Türkiye'nin ve Türk dış politikasının ulaştığı yüksek kapasiteyi tekrar görme imkanı elde ettik. Aklıselimi, sağduyuyu, hakkaniyeti merkeze alan siyasetimizle ülkemizi bu ateş çemberinden uzakta tuttuk. Türlü kışkırtmalara rağmen tek bir insanımızın dahi burnunun kanamasına izin vermedik. İsrail'in bölgemizde yeni fitne kazanları kaynatmayı amaçlayan oyunlarına eyvallah etmedik.
Şu bir gerçek ki İran krizi sürecinde yaşananlar, Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir devlet olduğunu herkese göstermiştir. Yine bu süreç, Türkiye'nin tecrübeli, güvenilir ve ehil kadrolar tarafından yönetildiğini bir kez daha teyit etmiştir. Aynı şekilde, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin kriz yönetiminde ülkemize sağladığı asimetrik avantajlar berraklaşmıştır.
İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki en riskli çatışmalardan biri, partimizin ve ittifakımızın basiretli siyaseti sayesinde başarıyla idare edilmiştir. Bu zor süreçte, başta Dışişleri ve güvenlik bürokrasimiz olmak üzere tüm kurumlarımız büyük bir gayret, büyük bir emek ortaya koymuşlardır. Kimi zaman arka kapı diplomasisiyle, kimi zaman doğrudan tavır alarak, kimi zaman anlaşmazlıklar büyümeden müdahale ederek çok dikkatli bir şekilde müzakere sürecine katkı sunduk.
Şimdi daha hassas yürütülmesi gereken bir sürecin içindeyiz. İsrail'in en küçük bir barış ihtimaline bile tahammül edemediğini biliyoruz. Son 10 gündür yaptıkları açıklamalara bakıldığında, aslında karşımızda bir devlet aklından ziyade çıldırmış bir grup radikalin olduğu görülecektir. Durum öyle vahim ki herkes birbirini daha az insan öldürmekle, daha az kan dökmekle suçluyor. İktidarı ve muhalefetiyle herkes soykırımcılıkta sürekli el yükseltiyor. Gözü dönmüşlükle birbiriyle yarışan azgın bir güruh, bölgemizde silahların susmasını asla istemiyor. Ulusal güvenliğini, komşuları dahil kendisi dışındaki herkesin istikrarsızlık içinde olmasında gören; terörü ve işgali bir devlet politikası haline getiren bu katliam şebekesi, tüm tarafların büyük emeğiyle varılan mutabakatı dinamitlemek için son 10 gündür elinden geleni yapmaktadır. Amaçlarına ulaşana kadar her türlü şirretliği yapmaya devam edeceklerdir."
NİMET ÖZDEMİR AK PARTİ GRUP TOPLANTISI'NDA!
Bir hafta önce CHP'den istifa eden İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, AK Parti'ye katıldı.
TBMM'deki grup toplantısında görüntülenen Özdemir, "Aynı Nimet'im değişen bir şey yok. Aynı misyonla devam edeceğim" ifadelerini kullandı.