Özgür Özel, Eskişehir'de yaptığı grup toplantısının ardından partililerle ve vatandaşlarla yürüdü. Özel, yürüyüş sırasında kendisine yöneltilen 'Yeni parti' sorusuna yanıt verdi.
"VATANDAŞ BİZDEN İLERİDE GİDİYOR"
Özel, "Vatandaşın destekten öte sabırsızlığı var. CHP'deki hukuk mücadelesini tamamlamamız gerektiğini anlatıyoruz. Vatandaş bizden ileride gidiyor" dedi.
Özel'in grup toplantısında yaptığı açıklamalardan öne çıkan satır başları ise şu şekilde:
Bugün Cumhuriyet Halk Partisi'nin Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısını Eskişehir'imizde yapıyoruz. Bugün hem ev sahibiyiz hem misafiriz. Bu eşsiz ev sahipliği için İl Başkanımız Talat Yalaz'ın şahsında tüm ilçe başkanlarımıza, Cumhuriyet Halk Partisi örgütüne saygılarımı sunuyorum.
"BURADAN GÜÇ ALMAYA GELDİK"
Gençliğin, özgürlüğün, cumhuriyetin şehrindeyiz. Sosyal demokrat belediyecilikle kalkınan, bozkırın ortasında hizmetin, kültürün, çağdaş yaşamın simgesi haline gelen bir şehirdeyiz. Bugün bu kente hem umut olmaya hem de bu kente her geldiğimizde olduğu gibi umutla dolmaya, buradan güç almaya geldik.
"MİLLETİMİZİN GÖNLÜNDEYİZ"
Malum, partimize yönelik saldırıların ardından Ankara'da durmadık. Binalardan çıktık, milletimize sığındık. Köy köy, belde belde, şehir şehir geziyoruz. Sokak sokak, cadde cadde, meydan meydan hep birlikte büyüyoruz. Türkiye'nin hasret kaldığı yeni siyaseti milletimizle birlikte kuruyoruz. Belki şatafatlı binalarımız, görkemli sahnelerimiz, büyük otobüslerimiz yok; bazen bir bankın üstünde, bazen bir köy kahvesinde bir sandalyenin üzerindeyiz ama şükürler olsun ki milletimizin gönlündeyiz.
Bugün, mutlan kararından sonra çıktığımız yolda 19'uncu şehirde sizlerle birlikteyiz. Gençlerin umuduyla, annelerin duasıyla her şehirde büyüye büyüye, büyüyerek yürüyoruz. Bu yürüyüş bir partinin, bir grubun, bir liderin yürüyüşü değildir. Bu yürüyüş yok sayılan, hor görülen, karınca gibi ezilmek istenen bir milletin yürüyüşüdür ve buradan, Eskişehir'den haykırıyorum ki: Andolsun ki milletin azim ve kararlılığının önünde hiç kimse duramayacaktır.
"10 YILI BULAN BİR KRİZİN İÇİNDEYİZ"
Yıllardır bitmeyen, kronik hale gelen, öyle başladığı yılla falan anılmayan, 10 yılı bulan bir krizin içindeyiz. Çoklu krizler ortamının içindeyiz. 2018'de parlamenter sistem ortadan kaldırıldı. Yerine tek kişilik bir yönetim anlayışı getirildi. O günlerde itiraz etmiştik, o günden bugüne de hep birlikte çilesini çekiyoruz. Üzerinden tam 8 yıl geçti. O tarihten bu tarihe, bırakın 'Verin yetkiyi, görün etkiyi' diyenlerin; enflasyonla, hayat pahalılığıyla mücadele, dövizin düşürülmesi, işsizliğin azaltılması... O günden bugüne memleket bir felaketi yaşıyor. O günden bugüne milletin yüzü hiç gülmedi. Demokrasi zedelendi. Adalet keyfîleşti, liyakatsizlik derinleşti. İşsizlik, yolsuzluk, enflasyon, hayat pahalılığı. Her birisi daha kötüye gitti.
Enflasyonun belini kıracağız dediler, kırılan vatandaşın beli oldu. Ve 'Yeni bir sistem getireceğiz, iyi olacak' dediler; bu sistem Türkiye'ye gelmedi, maalesef o günden bugüne Türkiye'ye AK Parti'nin kara düzeni yerleşti.
Avrupa'da yoksullukta birinciyiz. Avrupa'da işsizlikte birinciyiz. Avrupa'da yüksek faizde birinciyiz. Gelir ve vergi adaletsizliğinde Avrupa'da birinciyiz. Maalesef ülkenin %80'i Afrika standartlarında yaşarken, ülkenin sadece %20'si Belçika standartlarında, Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Derin bir gelir adaletsizliği, kabul edilemez, eşitsiz bir servet dağılımı var.
Neden bu milletin hakkını yiyenlere kimse dokunmazken bu düzene karşı duranlara karakol, hapis, sürgün görünüyor? İşte oturup bunu düşünmek, meseleyi bu adaletsizlikten yararlananları görmek ve siyaset ki tarafını belirleme işidir, siyaset ki öncelik belirleme işidir; bugünkü iktidarın kimleri koruduğunu, yarının iktidarı, halkın iktidarının kimleri koruyacağının adını şimdiden söylemek gerekir.
Buradan iktidara sesleniyorum: Ama bizler; ama bu ülkede sizin yanlışlarınıza itiraz ettiği için hedefe koyduğunuz kim varsa, biz sizin karşınızda dimdik durmaya, onların arkasında durmaya, bu ülkeyi ilk seçimlerde sizden kurtarmaya kararlıyız, bunu böyle bilin!
Ne yazık ki bu kara düzende otoyollarda geçiş garantisi vardır. 'Otoyol yapacağız, cebinizden bir kuruş para çıkmayacak' diye tarihin en büyük yalanını attılar. Dediler ki yandaş müteahhitlerine: 'Londra'daki tefecilerden parayı bul gel, ben parayı sana ödemek için yapacağın yolun 30 yıllık geçiş ücretini sana vereceğim. Ya geçmezlerse? Geçmeyeni de cepten ödeyeceğim. Faizini de vereceğim, o ülkenin enflasyonunu da üstüne ekleyeceğim.' Yapılan otoyola, yapılan köprüye, yapılan tünele geçiş garantisi var. Havaalanı yaparsan 'Uçmasa da uçak' uçuş garantisi, yolcu garantisi var. Yapılan şehir hastanelerine hasta garantisi var; ama emekliye, emekçiye geçim garantisi yok.
Önce NATO salonlarından, NATO salonlarının dışında yaşananlara birazcık değinelim. Haftalardır Ankara'mızda olağanüstü hal uygulanmaktadır. Kendi insanına çile çektiren, anlamsız, paranoyak bir olağanüstü halin içindeyiz. Protesto gösterileri yapılabilir diye 225 kişi gözaltına alınmış, önce 178'i tutuklanmıştır. Daha dün, daha dün 100 gözaltı işlemi daha yapılmıştır.
Bizim yasalarımızda önleyici gözaltı bile yokken, yasakken, önleyici tutuklama adı altında; yani bunlar NATO sırasında gelirler, eylem yaparlar diye insanlar özgürlüklerinden edilmiştir. Pikniğe giden TEMA gönüllüleri tutuklanmışlar, 75 yaşındaki emekli öğretmen Ayten Yakut tutuklanıp tepkilerden sonra serbest bırakılmış, akademisyen Emel Memiş halen tutukludur.
"HİÇBİR ÜLKEDE BÖYLE ÖZGÜVENSİZLİK GÖRÜLMEMİŞTİR"
Daha önce NATO zirvelerine ev sahipliği yapan hiçbir ülkede böyle bir özgüvensizlik görülmemiştir. Trump kendi ülkesinde yüz binler, milyonlar tarafından protesto edilebiliyor ama Erdoğan, Trump'ın Türkiye'deki bir protestosunun kendisi için bir son olacağını düşünmekte, bundan yaşamsal bir kaygı duymakta. 'Eğer Trump'a burada birisi bir şey derse, Trump benden desteğini çekecek' vehmiyle Ankaralılardan utanmakta, Ankaralıları evine hapsetmekte ve örneğin, Filistin davasını savunan birinin Trump'a çıkıp Gazze'deki zulmün hesabını sormasına engel olmak için elinden geleni yapmaktadır.
Yüzlerce insanın gözaltına alındığı, meydanların kapatıldığı, yolların bariyerlendiği, esnafın iş yapmasının önüne geçildiği bir yerde ülkenin başkenti perişan haldedir. Milletin evinden işine gitmesi engellenmekte, kamu görevlilerine bir hafta evden çalışma salık verilmektedir. Bu kadar özgüvensiz bir yönetim anlayışı olmaz. Ülke adına bir utanç durumuyla karşı karşıyayız.
Ülkemize gelen liderler, heyetler ne görecekler? Hayalet bir şehir. Ankara'ya gelip bir tane Ankaralı görmeden, bir dükkana uğramadan, polislerle dolu, bomboş sokakları görüp Ankara'dan ayrılacaklar. Ülkenin yoksulluğundan utanmayanlar, bunların liderlerin görmesinden utanıp panolarla bunları gizlemeye çalışmaktadırlar. Bu mudur Türkiye'nin imajı? Kimse kusura bakmasın, bu güç değildir, güçsüzlüktür; bu acizliktir, bu özgüvensizliktir. Kendi insanından korkan, kendi insanından utanan, onları bariyerlerin arkasına saklayan bir iktidarın ömrünün sonu gelmiş demektir. AK Parti tükenmiştir, bitmiştir"
GÜNDEM
Yayınlanma: 07 Temmuz 2026 - 18:42
Özel'den 'yeni parti' sorusuna yanıt: "Vatandaş bizden ileride gidiyor"
Özgür Özel, CHP grup toplantısını Eskişehir'de gerçekleştirdi. Özel burada gündeme dair değerlendirmelerde bulunurken, toplantı sonrası kendisine yöneltilen 'yeni parti' sorusuna da yanıt verdi. İşte tüm detaylar...
GÜNDEM
07 Temmuz 2026 - 18:42
İlginizi Çekebilir





