Özellikle yaşamın ilk üç yılında çocukların mümkün olduğunca ekrandan uzak tutulması gerektiği belirtiliyor. Bu dönemin dil gelişimi ve sosyal iletişim becerilerinin en hızlı şekillendiği süreç olduğuna işaret eden uzmanlar, yoğun ekran maruziyetinin bu gelişim alanlarını olumsuz etkileyebileceğini ifade ediyor.
Süreden çok içerik önemli
Uzmanlara göre ekran kullanımında yalnızca geçirilen süre değil, izlenen içerik de büyük önem taşıyor. Yaşa uygun eğitici içeriklerle, denetimsiz sosyal medya platformlarında uzun süre vakit geçirilmesi arasında ciddi fark bulunduğu belirtilirken, ailelerin çocukların hangi içerikleri tükettiğini yakından takip etmesi gerektiği vurgulanıyor.Ekranın yerini sosyal aktiviteler almalı
Çocukların ekran bağımlılığını azaltmanın en etkili yollarından birinin alternatif etkinlikler sunmak olduğu ifade ediliyor. Açık havada zaman geçirmek, spor yapmak, arkadaşlarla sosyalleşmek, kitap okumak ve doğayla iç içe aktivitelerin çocukların hem fiziksel hem de ruhsal gelişimine katkı sağladığı belirtiliyor. Sadece ekranı yasaklamanın yeterli olmadığı, yerine ilgi çekici uğraşlar konulmadığında çocukların yeniden dijital cihazlara yöneldiği kaydediliyor.Günlük yaşam da önemli bir öğrenme alanı
Uzmanlar, yaz tatilinin yalnızca kurslarla doldurulmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirtiyor. Çocukların ev işlerine katılması, alışveriş planlamasında sorumluluk üstlenmesi ve ailelerinin günlük yaşamını gözlemlemesinin de gelişimleri açısından önemli katkılar sunduğu ifade ediliyor.Uzmanlara göre yaz tatili, çocukların ekran karşısında daha fazla vakit geçirdiği bir dönem olmak yerine; sosyal becerilerini geliştirdikleri, aileleriyle kaliteli zaman geçirdikleri ve gerçek yaşam deneyimleri kazandıkları verimli bir süreç olarak değerlendirilmeli.