KUMAR İLLETİ
Kumar, çoğunlukla kişisel bir iradenin sonucu olan ve risk almayı kapsayan bir davranış biçimidir. Değerli bir şeyin daha yüksek değerde başka bir şey kazanmak için riske atıldığı her türlü aktivite, kumar olarak nitelendirilmektedir.
Yıllardan beri toplumların başına bela olmuş bu illet çağımızın da davranışsal bağımlılık hastalığıdır. Kumar faaliyetleri, literatürde kabul edilen tüm bireysel ve toplumsal risk unsurları ile zararlarına rağmen, dünya genelinde çok az ülkede sıkı kontrollere tabidir. Bununla birlikte Türkiye’nin kumar faaliyetlerine yönelik en katı yasal düzenlemelere sahip ülkelerden biri olduğunu söyleyebiliriz. Türk Toplumunun gelenek ve göreneklerine daha da öncesi aile yapısına uymamasına, yasal düzenlemelerin de hayata geçirilmiş olmasına rağmen maalesef bu sorun hepimizin kanayan yarasıdır.
Gerek devletin ilgili kuruluşları gerekse sivil toplum örgütlerinin amansız mücadelesi devam ederken, Yeşilay’ın çok güzel çalışmaları bizlere umut oluyor. Türkiye’de kumar oynama davranışına yönelik en başarılı çalışmalar, Yeşilay tarafından yürütülen projeler kapsamında gerçekleştirilmiştir. Yeşilay’ın Eylül 2025 Kumar Raporu yayını inanılmaz istatistiklerle yüzleşmemizi sağlıyor. En güncel çalışma olan 2025 yılındaki uygulamaya, Türkiye’nin 26 ilinden 36.334 kişi katılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen verilere göre, 2025 yılında Türkiye’de 15 yaş ve üzerindeki bireylerin %10,1’i hayatlarında en az bir kez kumar oynamıştır.
Türkiye nüfusu dikkate alındığında yaklaşık 6,8 milyon kişinin hayatında en az bir kez kumar oynadığına işaret etmektedir. Türkiye’de en çok tercih edilen kumar oyunları piyango biletleri, spor bahsi ve loto oyunları olmuştur. Son 30 gün içinde kumar oynadığını ifade eden %6,6’lık kesim internet üzerinden yasa dışı bahis oynadıklarını ve yasa dışı bahsi çoğunlukla akıllı telefonları üzerinden oynadıklarını belirtmişlerdir. Yasa dışı bahis oynama 15-24 yaş aralığındaki gençlerde diğer yaş gruplarına göre daha yaygındır.
Türkiye’de de erkeklerde kumar oynama oranı kadınlara kıyasla belirgin biçimde daha yüksektir. Hayatlarında en az bir kez kumar oynamış erkeklerin oranı (%13,4), kadınların oranının (%6,8) yaklaşık iki katına karşılık gelmektedir.
Benzer şekilde, eğitim düzeyine göre yapılan değerlendirmelerde de anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamış, tüm eğitim gruplarında kumar oynama oranlarının birbirine yakın olduğu görülmüştür. Bu bulgular, kumarın farklı yaş gruplarında ve eğitim düzeyindeki kişilerde benzer oranlarda görüldüğünü ve toplumun geniş kesimlerini etkilediğini göstermektedir. Bununla birlikte, kumara başlama yaşı incelendiğinde en riskli grubun gençler olduğu dikkat çekmektedir. Nitekim, hayatlarında en az bir kez kumar oynamış bireylerin %71’i 15-24 yaş arasında, %19’u ise 25-34 yaş arasında ilk defa kumar oynadığını ifade etmiştir.
İnanılmaz sonuçlar, inanılmaz istatistiki rakamlar hepimizi hayrete düşürmekle kalmamakta, aslında hayatımızın her evresinde en yakınlarımızda şahit olduğumuz üzücü, endişeye sokucu durumlara bizi sevk etmektedir. Kumar illeti sadece bireyin kendisinin değil, toplumun ve devletlerin sosyoekonomik düzenini de zora sokmakta ve bozmaktadır. Çalıştığımız kurumlarda, iş yerlerinde, komşularımızda, her geçen gün karşılaştığımız kumar sebebiyle boşanma, zorunlu emekli olma ve en kötü senaryo sonucu intihar benzeri vakalar hepimizi kaygılandırmaktadır.
Medya ve reklam kullanımları ile dijitalleşme faktörleri, pek tabii ki akıllı telefonlar aracılığıyla özellikle kumar bağımlılarının kolayca erişimini sağlamaktadır.
Dünya geneline bakılınca da çok farklı istatistiklere rastlanmamakla birlikte çağımızın bu tehlikeli hastalığına hep beraber topyekûn savaş açmalıyız. Artık evlerde huzur ve mutlu bir geleceğin inşası hepimizin sorumluluğundadır. Mümkün mertebe yakın çevremiz, özellikle çocuklarımızın kumar illetinden uzak tutulması gerekirse en yakın sağlık kuruluşlarından, ilgili sivil toplum örgütlerinden yardım almak önem taşımaktadır.
Tüm kötü alışkanlıklarımızdan kurtulmak dileğiyle tüm okuyuculara saygılar, sevgiler sunuyorum.
KAYNAK: https://www.yesilay.org.tr











gerçekten çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Teşekkürler